Ekonomi

Sınır Karbon Düzenleme Mekanizması 1 Ekim’de başlıyor

Avrupa Yeşil Anlaşması ve Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), önümüzdeki yıllarda küresel ticaretin dinamiklerini değiştirecek. Bu düzenleme Türk ihracatçılarını da yakından ilgilendiriyor. Sonda Karbon Düzenleme Sisteminin (SKDM) uygulamaya geçmesiyle birlikte Avrupa’ya ihracat yapan firmalar yeni bir vergi yükü riskiyle karşı karşıya kalıyor.

İlk aşamada demir çelik, gübre, alüminyum ve çimentoya uygulanacak SKDM, AB’ye ihraç edilen tüm ürünleri kapsayacak.

Geçtiğimiz Mayıs ayında Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sevil Acar’ın kaleme aldığı “Avrupa Yeşil Anlaşması ve Türkiye Ekonomisine Etkileri” başlıklı makalede SKDM’nin Türk ihracatçıları üzerindeki etkilerine dikkat çekiliyor.

Prof. Dr. Acar, yazısında SKDM’nin Türk ihracatçısına yıllık maliyetinin en az 1,1 ile 1,8 milyar Euro arasında olacağını belirtti. Prof., bu hesaplamanın ton CO2 başına ödenecek verginin 30 ya da 50 Euro olacağı gerçeğinden yola çıkılarak yapıldığını vurguladı. Dr. Acar, “Ancak karbon fiyatının şimdiden 80 Euro’ya ulaşması, asıl maliyetin çok daha yüksek olacağı anlamına geliyor. SKDM ile ilgili önlem alınmazsa Brüt GSYH’de yüzde 2,7 ila 3,6 oranında düşüş yaşanacak. 2030 yılında Yerli Hasıla (GSYH) ve cari açık “Açık artacak” dedi.

1 OCAK 2026 TARİHİNDEN İTİBAREN MALİ YÜKÜMLÜLÜKLER DE DEVREYE GİRECEKTİR.

Avrupa Yeşil Anlaşması Sınır Karbon Düzenleme Mekanizmasının 1 Ekim 2023’te emisyon raporlama zorunluluğuyla birlikte yürürlüğe gireceğine dikkat çeken TÜV AUSTRIA Küresel Sürdürülebilirlik Müdürü Burcu Çelebi, mali yükümlülüklerin devreye girdiği ana uygulama döneminin, 1 Ocak 2026’dan itibaren başlayacak.

İlk aşamada şirketlerden Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını hesaplamalarının istendiğini kaydeden Çelebi, “Doğrudan emisyonların ve tüketilen enerjiden kaynaklanan emisyonların hesaplanmasına öncelik verildi. Şirketler 2026 yılından önce karbon ayak izini hesaplamaya başlamalı; şirket kendi karbon ayak izini hesaplamalı. emisyon kaynaklarına ulaşacak ve 2026 yılına kadar verilerini tam olarak elde edebilecektir.” Gelip karbon ayak izi hesaplama sistemine uyum sağlaması çok önemli” dedi.

Öte yandan kamu tarafı da şirketlerin ihracatının etkilenmemesi için önemli adımlar atıyor.

Ticaret Bakanlığı ihracata giriş adı altında ISO 14067 ve ISO 14064 gibi sertifikasyonlara yönelik teşvikler sağlamaktadır. Bu sertifikalar için ilk kontrolör kuruluşa ödediği ücretin yarısını ‘teşvik’ adı altında şirkete öder.

Bakanlığın açıkladığı teşvik kriterlerine baktığımızda; Firmaların “İhracat yapmalı ve ihracatçı birliklerine kayıtlı olması, aynı anda 2 teşvike başvurmamış olması ve akreditasyon belgesini aldıktan sonra en geç 6 ay içinde başvuruda bulunmuş olması gerekiyor.”

TÜV AUSTRIA Global Sürdürülebilirlik Müdürü Burcu Çelebi, “Sertifika teşviki üst limiti 1.202.340 TL/yıl olup, faturanın yüzde 50’si karşılanıyor.” TÜV AUSTRIA TURK, açıklanan bu teşvik kriterleri açısından öne çıkıyor. Firma olarak teşvik başvuru sürecinin tüm aşamalarında müşterilerimize destek vermekteyiz. Karbon teşviklerine ilişkin TÜV AUSTRIA TURK’tan hizmet alan firmalardan 27’si Bakanlığa başvurdu. Başvuru yapan firmaların bir kısmının süreçleri tamamlandı ve teşvik ödemelerini aldılar. Bakanlığa başvuran diğer firmaların süreçleri ise devam ediyor. “ISO 50001 Güç Yönetim Sistemi” belgesine ilişkin son düzenlemeyle birlikte 31 Aralık 2023 tarihine kadar alınması zorunlu hale geldi” dedi.

haberyedisu.xyz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu